Türk bankalarının yayınevi gibi olduklarını belirten İş Bankası Başkanı Ersin Özince insanların müreffeh yaşamasına katkıda bulunmayı amaçladık. dedi.

Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, İş bankasının devlete ait olmayan yegane bir kamu kurumu ve bir cumhuriyet müessesesi olduğunu söyledi.  İş Bankası kültür yayınlarının 60 ıncı kuruluş yıl dönümünü kutlamak üzere hazırlanan serginin açılış töreninde konuşan Özince, “Bizim işimiz ne bankacılıktır, ne yayıncılıktır, ne camcılık, ne çerçeveciliktir. Bizim işimiz Türk insanının çağdaş medeniyette müreffeh yaşamasını, üstlendiğimiz görevle bağdaşık katkıda bulunmaktır. Bu kapsamda geldiğimiz yol önemlidir” dedi.

Hiçbir Türk bankasıyla rekabet etme dertlerinin olmadığını ifade eden Özince hepsinin adeta müellifi yayın evi gibi olduklarını kaydetti .

Özince şöyle devam etti; ‘Yeter ki kurucumuzun murat ettiği gibi Türkiye’nin iktisadi bağımsızlığı ile ilgili tavrı ve niyeti olsun. Türk yatırımcısı her alanda  aktif olsun. Zaten bütün bu hikaye Türk insanının bireysel değerini ortaya çıkarmaktır. Bizim kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk ‘Sermayemiz    küçük diye endişe etmeyin en önemli sermaye zeka, dikkat ve fittir vee metodlu çalışmaktır’ demiştir. Cumhuriyetimiz çok güçlü ve pragmatik değerler üzerine kuruludur. Bilimin aklın rehberliğini reddetmek mümkün olmadığına göre her zaman yarınlara ufkun ötesine güvenle bakmamız gerekir” diye konuştu.

Türkiye’de genç işsizliğin %19 olduğunu ancak insanların iş beğenmediğini kaydeden Özince büyük kamu işlerinde kamyon şoförü, köylerde ise çobanın bulunamadığına dikkat çekti. Ersin Özince şunları söyledi; “Başka bir takım işlere de müracaat olmuyormuş. İş bankası kültür yayınlarının kurucusu Hasan Âli Yücel onunla da uğraşmıştı. Köy enstitüleri olayı meslekli insan yetiştirme çabasıydı. Biz bugün bankacılıkta da çok büyük sıkıntılar içerisindeyiz. Bütün çalışanlarımız artık üniversite mezunu hepsi terfi bekliyor. Bu bir marifet değil. Ekonomilerin yarışması açısından dünyada en önemli sermaye insan oldu. Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyetinin en önemli problemlerinden bir tanesi insan sermayesinin değerlendirilmesi. Bunun için çocuklarımız okuması lazım.”

İş bankası genel müdürü Adnan Bali görev sorumluluklarını nedeniyle istediği kadar okuyamamaktan şikayetçi. Bali, “Hayatta her şeyi seçemiyorsun maalesef. Benim bankada özendiğim iki tane görev var. Birisi kültür genel müdürü Ahmet Salcanın pozisyonu diğeri de müze müdürümüz Tanrıkulu’nun pozisyonu” dedi.

Kullanılan kelime sayısının insanların eğitimliliğini ve entellektüel seviyesini de belirlediğini dile getiren Bali sözlerini şöyle sürdürdü “Mesela iyi okuyan bir insan insandan tane diye söz etmez. Bir teknik direktör biliyorum her hafta sonu futbolcularımın üç tanesi   diyor. İyi okuyan bir insan topluluklara kalabalık diye hitap etmez. Bir paşa hatırlıyorum konuşmasına başlarken bu seçkin kalabalık karşısında demişti. Bir de geleneksel bir sorunumuz daha var bitişik de ile ayrı de.birisi içinde dahil anlamında bir tanesi dahi anlamında. Zordur… Onun için de davetiyelerde hala bu çileyi çekiyoruz. Dile özen göstermesi gerekir” diye konuştu