22 EKİM 2014 ÇARŞAMBA 06:11
Nurgül Yeşilçay Aşk Doktorunu Buldu! h220607

Nurgül Yeşilçay Aşk Doktorunu Buldu!

Bergüzar Tuba’yı hangi soruda yendi h220607

Bergüzar Tuba’yı hangi soruda yendi

Halk eğitim usta öğreticilerine kadro

Birçoğumuz usta öğretici kelimesini duymadı belki…. Ama okuyunca “evet bir ustalık durumu var ve bir de öğreticilik durumu var…sonra aman neyse boş....

Birçoğumuz usta öğretici kelimesini duymadı belki….
Ama okuyunca “evet bir ustalık durumu var ve bir de öğreticilik durumu var…sonra aman neyse boş ver deyip” işinize bakacaksınız…
Usta öğreticiler kimdir? Ne iş yapar ? Nasıl çalışır?
Usta öğreticileri Anadolu’nun gizli kahramanları olarak tanımlarsak, Anadolu insanının cefakar ustaları desek yanlış olmaz….
Ülkemizde şu an üniversite odaklı bir eğitim anlayışı mevcut…
İlkokuldan başlayan bir sınav maratonu ve üniversiteye kadar uzanan bir sınavlar zinciri…
Meslek okulları varlığını, mevcudiyetini ve kuruluş amacını tamamen yitirmiş….
Varsa yoksa üniversite …Neden ? Üniversite demek iş demek, üniversite demek aş demek ekmek demek…Bu yüzden önemli üniversiteye gitmek…
Fakat ülkemizde bir milyon genç üniversiteye giriş çizgisinde …..fakat üniversite kontenjanı yüz elllibin….Neyse bu ayrı bir konu…
Gelelim üniversiteye gidemeyenlere…Gelelim köy çocuklarına, gelelim kasaba çocuklarına …
Şu an köy nüfusu, ülke nüfusunun %30 u düzeyinde…Yani yaklaşık olarak 25 milyon insan köylerde yaşamakta ve bu insanların çoğu genç…
İsmine köy dersiniz, kırsal kesim dersiniz taşra dersiniz…ne derseniz deyin ama bu kesimde yaşayan insanların üniversiteye gitme imkanı şehirde yaşayan insanlara göre çok daha zor…
Sonuç; köylerde, taşrada yada kırsal kesimlerde unutulmuş milyonlarca genç….
Aslında unutulma durumu tam anlamıyla gerçek durumu yansıtmıyor…Çünkü bu durumda olan yani üniversiteye gitmeyen, eski tabirle okumayan yada okuma imkanı olmayan milyonlarca gencin imdadına yetişen Anadolu kahramanları usta öğreticiler ….Ama nasıl bir yetişme???
Usta öğreticiler, eğitim sisteminin yetim öğreticileri….
Usta öğreticilik fonksiyon olarak son derece önemli bir yere sahip….Belkide üniversite-meslek ve eğitim açmazının meslek okullarıyla beraber ele alındığında, bu açmazdan kurtulmanın en akılcı yolu….
Usta öğreticiler kırsal kesimde yaşayan ve okuma imkanı olmayan gençlere, çeşitli beceriler kazandırmak amacıyla açılmış kurslarda, öğrencilere uzmanlık alanlarına giren konularda dersler vermekteler…Bu alanlar dikiş, nakış, yemek yapma, halı dokuma, çocuk bakımı gibi konular…
Tarlada çalışmak dışında hayatta el sanatları ve bunun gibi önemli şeylerin de olduğunu gösteren kurslar…Şüphesiz köylerde yada kırsal kesimde yaşayan insanlarımız şehirlerde yaşayan insanların sahip olduğu her türlü hak, imkan ve sosyal aktiviteden, sosyal yaşamdan; en az şehirliler kadar pay alma hakkına sahiptir veya sahip olmak durumundadır…Sosyal devlet gereği, devletin vatandaşlara bu imkanlardan yararlanma hakkını sunması bir zorunluluktur…
Üniversiteye giden öğrenci ne kadar önemliyse, tarlada çalışan, sanayide çalışan, okumayan vatandaşlarımızda aynı öneme sahiptir…
Bu tür yaşam anlayışlarının geliştirilmesinde, en sağlıklı vücut bulduğu kurslar; mesleki eğitim ve halk eğitim kurslardır. Bu kurslarda görev alan eğitimciler de usta öğreticilerdir…
Usta öğreticilerin bu önemli görevleri olmasına rağmen bu güne kadar usta öğreticilik kurumu çok önemli handikapları beraberinde barındırmıştır…
Usta öğretilerin görev alması, il veya ilçelerde bulunan idarecilerin neredeyse iki dudağı arasında kalmış bir şekilde yapılmaktadır…Usta öğreticilerin görev alabilmeleri başlı başına bir sorundur…
Kadrolu usta öğreticilerin bu anlamdaki sorunları bir nebze çözülmüş olsada, mesleklerinde çoğunluk durumunda bulunan kadrosuz usta öğreticiler için bu sorun halen devam etmektedir…
Kadrosuz usta öğreticilerin diğer bir sorunu ise yıllar itibariyle ödenen prim sayılarının yetersiz olmasıdır. Kadrosuz usta öğreticilerin primleri çalıştıkları dönemler içinde ödenmekteydi…Bu çerçevede bir usta öğreticinin yıllık ödediği primler en iyi ihtimalle yılda 100 gün veya biraz üstü şeklinde gerçekleşmekteydi…Bazı usta öğreticilerin toplam primi yılda 45-50 günü bulabilmekteydi…
Yani bir usta öğretici hayatı boyunca çalışsa gene emekli olma imkanı yok…Birde bazı yıllar usta öğreticinin görev almadığını düşünürseniz kişinin kendisi belli bir yaşdan sonra primlerini ödese dahi emekli olamıyor…
Öte yandan özellikle köylerde, yaygın eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin kanunen korunan bir takım hakları yada imkanları varken, usta öğreticilerin köylerde derslik bulması, öğrenci bulması, ulaşım aracı bulması hiç bir teşvik ve destek olmadan şifai ve bireysel görüşmeler ve uğraşılar neticisende gerçekleşmekte ve kurslar açılmaktaydı….
Bu şekilde Halk Eğitim Müdürlüklerine bağlı kurslarda usta öğretici olarak çalışmış, binlerce öğreciye günlük yaşantılarında lazım olan yada çeşitli yaşam alanlarında kullanılacak beceriler kazandıran yüzlerce usta öğretici emekli olamadan, hiç bir sosyal hakka sahip olamadan mesleki yaşamlarını bitirmiş ve köşelerine çekilmişlerdir…
Yukarıda belirttiğimiz üzere, üniversite-okul ve meslek bulma açmazının en önemli çözümü meslek okullarının, meslek ve beceri kazandırma kurslarının varlığı ve bu kurslardan mezun olan öğrencilerin aktif şekilde sosyal yaşantıya dahil olarak becerilerini ve mesleğini ifa edebilir hale gelmesi, bu alanlardan ekmek kazanması, para kazanması ve hayatını idame ettirebilmesine bağlıdır….
Köylerde ve kırsal bölgelerde yaşayan insanlarımıza, şehirlerde bulunan imkanların aynen sağlanması, şehirlerde bulunan mesleki ve sosyal gelişim unsurlarının aynen ulaştırılması sosyal devlet olmanın en temel gereklerdinden biridir. Mevzuya bu açıdan bakıldığında usta öğrecilik mesleğinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır…
Gençlerimizi ilgisiz üniversite bölümlerden mezun edip, aldığı eğitimle hiç bir ilgisi olmayan işlerde çalıştırma heves ve fantazisinden bir an önce vazgeçip, gerçek yaşamın gereği olan meslekleri ve becerileri tespit etmek ve bu meslek ve becerilerde insan yetiştiren mesleki eğitim kurs ve okullarına gerekli önemi vermek, eğitim politikasının en temel önceliği olması gerekir.
Bu bağlamda, usta öğreticilik mesleği tekrar gözden geçirilmeli, usta öğreticilerin özlük haklarında gerekli iyileştirilmeler yapılmalı ve en önemlisi mesleki eğitim ve becerilerin gelişmesi ve gerçek yaşama aktarılması konusunda ciddi uygulamalar içinde olunmasının ülkemiz açısından son derece faydalı olacağı kanaatindeyiz….

OKUYUCU YORUMU - Üye olmadan yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayracak.

  1. ayse diyor ki:

    Halk. Egitim. Hocalari. Bizlr.
    Zor sartlar. Altinda. Calisiyoruz. Stirs etmiyoruz. O yil. Sira. Gelen. Hoca. Kendini.sansli. Goruyor binlerce. Koran ogreticisi. Atandi. Bizide. Kpps. Alin. Itirazimi. Yok hak. Eden girsin lute birileride. Bizlerin. Sesini. Duysun

    (0)
  2. Anonim diyor ki:

    idarenin gönlüne göre davranmas ıda cabası

    (0)

FACEBOOK YORUMLARI

Yükleniyor..

İlginizi çekebilecek haber kategorisinden HABERLER

SON DAKİKA HABERLER

FACEBOOK TAKİP BUTONU

Enson Paylaşılanlar