02 HAZİRAN 2015 SALI 06:27

Halk eğitim usta öğreticilerine kadro

Kendini affetmeyen bir insanın bütün kusurları affedilebilir. Confucius 02 Haziran 2015 Salı 6:27:24 Birçoğumuz usta öğretici kelimesini duymadı belki…. Ama okuyunca “evet bir ustalık durumu var ve bir de öğreticilik durumu var…sonra aman neyse boş....

Birçoğumuz usta öğretici kelimesini duymadı belki….
Ama okuyunca “evet bir ustalık durumu var ve bir de öğreticilik durumu var…sonra aman neyse boş ver deyip” işinize bakacaksınız…
Usta öğreticiler kimdir? Ne iş yapar ? Nasıl çalışır?
Usta öğreticileri Anadolu’nun gizli kahramanları olarak tanımlarsak, Anadolu insanının cefakar ustaları desek yanlış olmaz….
Ülkemizde şu an üniversite odaklı bir eğitim anlayışı mevcut…
İlkokuldan başlayan bir sınav maratonu ve üniversiteye kadar uzanan bir sınavlar zinciri…
Meslek okulları varlığını, mevcudiyetini ve kuruluş amacını tamamen yitirmiş….
Varsa yoksa üniversite …Neden ? Üniversite demek iş demek, üniversite demek aş demek ekmek demek…Bu yüzden önemli üniversiteye gitmek…
Fakat ülkemizde bir milyon genç üniversiteye giriş çizgisinde …..fakat üniversite kontenjanı yüz elllibin….Neyse bu ayrı bir konu…
Gelelim üniversiteye gidemeyenlere…Gelelim köy çocuklarına, gelelim kasaba çocuklarına …
Şu an köy nüfusu, ülke nüfusunun %30 u düzeyinde…Yani yaklaşık olarak 25 milyon insan köylerde yaşamakta ve bu insanların çoğu genç…
İsmine köy dersiniz, kırsal kesim dersiniz taşra dersiniz…ne derseniz deyin ama bu kesimde yaşayan insanların üniversiteye gitme imkanı şehirde yaşayan insanlara göre çok daha zor…
Sonuç; köylerde, taşrada yada kırsal kesimlerde unutulmuş milyonlarca genç….
Aslında unutulma durumu tam anlamıyla gerçek durumu yansıtmıyor…Çünkü bu durumda olan yani üniversiteye gitmeyen, eski tabirle okumayan yada okuma imkanı olmayan milyonlarca gencin imdadına yetişen Anadolu kahramanları usta öğreticiler ….Ama nasıl bir yetişme???
Usta öğreticiler, eğitim sisteminin yetim öğreticileri….
Usta öğreticilik fonksiyon olarak son derece önemli bir yere sahip….Belkide üniversite-meslek ve eğitim açmazının meslek okullarıyla beraber ele alındığında, bu açmazdan kurtulmanın en akılcı yolu….
Usta öğreticiler kırsal kesimde yaşayan ve okuma imkanı olmayan gençlere, çeşitli beceriler kazandırmak amacıyla açılmış kurslarda, öğrencilere uzmanlık alanlarına giren konularda dersler vermekteler…Bu alanlar dikiş, nakış, yemek yapma, halı dokuma, çocuk bakımı gibi konular…
Tarlada çalışmak dışında hayatta el sanatları ve bunun gibi önemli şeylerin de olduğunu gösteren kurslar…Şüphesiz köylerde yada kırsal kesimde yaşayan insanlarımız şehirlerde yaşayan insanların sahip olduğu her türlü hak, imkan ve sosyal aktiviteden, sosyal yaşamdan; en az şehirliler kadar pay alma hakkına sahiptir veya sahip olmak durumundadır…Sosyal devlet gereği, devletin vatandaşlara bu imkanlardan yararlanma hakkını sunması bir zorunluluktur…
Üniversiteye giden öğrenci ne kadar önemliyse, tarlada çalışan, sanayide çalışan, okumayan vatandaşlarımızda aynı öneme sahiptir…
Bu tür yaşam anlayışlarının geliştirilmesinde, en sağlıklı vücut bulduğu kurslar; mesleki eğitim ve halk eğitim kurslardır. Bu kurslarda görev alan eğitimciler de usta öğreticilerdir…
Usta öğreticilerin bu önemli görevleri olmasına rağmen bu güne kadar usta öğreticilik kurumu çok önemli handikapları beraberinde barındırmıştır…
Usta öğretilerin görev alması, il veya ilçelerde bulunan idarecilerin neredeyse iki dudağı arasında kalmış bir şekilde yapılmaktadır…Usta öğreticilerin görev alabilmeleri başlı başına bir sorundur…
Kadrolu usta öğreticilerin bu anlamdaki sorunları bir nebze çözülmüş olsada, mesleklerinde çoğunluk durumunda bulunan kadrosuz usta öğreticiler için bu sorun halen devam etmektedir…
Kadrosuz usta öğreticilerin diğer bir sorunu ise yıllar itibariyle ödenen prim sayılarının yetersiz olmasıdır. Kadrosuz usta öğreticilerin primleri çalıştıkları dönemler içinde ödenmekteydi…Bu çerçevede bir usta öğreticinin yıllık ödediği primler en iyi ihtimalle yılda 100 gün veya biraz üstü şeklinde gerçekleşmekteydi…Bazı usta öğreticilerin toplam primi yılda 45-50 günü bulabilmekteydi…
Yani bir usta öğretici hayatı boyunca çalışsa gene emekli olma imkanı yok…Birde bazı yıllar usta öğreticinin görev almadığını düşünürseniz kişinin kendisi belli bir yaşdan sonra primlerini ödese dahi emekli olamıyor…
Öte yandan özellikle köylerde, yaygın eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin kanunen korunan bir takım hakları yada imkanları varken, usta öğreticilerin köylerde derslik bulması, öğrenci bulması, ulaşım aracı bulması hiç bir teşvik ve destek olmadan şifai ve bireysel görüşmeler ve uğraşılar neticisende gerçekleşmekte ve kurslar açılmaktaydı….
Bu şekilde Halk Eğitim Müdürlüklerine bağlı kurslarda usta öğretici olarak çalışmış, binlerce öğreciye günlük yaşantılarında lazım olan yada çeşitli yaşam alanlarında kullanılacak beceriler kazandıran yüzlerce usta öğretici emekli olamadan, hiç bir sosyal hakka sahip olamadan mesleki yaşamlarını bitirmiş ve köşelerine çekilmişlerdir…
Yukarıda belirttiğimiz üzere, üniversite-okul ve meslek bulma açmazının en önemli çözümü meslek okullarının, meslek ve beceri kazandırma kurslarının varlığı ve bu kurslardan mezun olan öğrencilerin aktif şekilde sosyal yaşantıya dahil olarak becerilerini ve mesleğini ifa edebilir hale gelmesi, bu alanlardan ekmek kazanması, para kazanması ve hayatını idame ettirebilmesine bağlıdır….
Köylerde ve kırsal bölgelerde yaşayan insanlarımıza, şehirlerde bulunan imkanların aynen sağlanması, şehirlerde bulunan mesleki ve sosyal gelişim unsurlarının aynen ulaştırılması sosyal devlet olmanın en temel gereklerdinden biridir. Mevzuya bu açıdan bakıldığında usta öğrecilik mesleğinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır…
Gençlerimizi ilgisiz üniversite bölümlerden mezun edip, aldığı eğitimle hiç bir ilgisi olmayan işlerde çalıştırma heves ve fantazisinden bir an önce vazgeçip, gerçek yaşamın gereği olan meslekleri ve becerileri tespit etmek ve bu meslek ve becerilerde insan yetiştiren mesleki eğitim kurs ve okullarına gerekli önemi vermek, eğitim politikasının en temel önceliği olması gerekir.
Bu bağlamda, usta öğreticilik mesleği tekrar gözden geçirilmeli, usta öğreticilerin özlük haklarında gerekli iyileştirilmeler yapılmalı ve en önemlisi mesleki eğitim ve becerilerin gelişmesi ve gerçek yaşama aktarılması konusunda ciddi uygulamalar içinde olunmasının ülkemiz açısından son derece faydalı olacağı kanaatindeyiz….

OKUYUCU YORUMU - Üye olmadan yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

  1. azize diyor ki:

    arkadaşlar usta öğretiçi kelimesinin anlamını iyice kavrayıp öyle yorum yapın. üniversite mezunu olup iğneyi makinaya takamıyan kişiler lisans mezunu olabilirsiniz ama işin ustası olamazsınız

    (1)
  2. osman diyor ki:

    çektimiz zorlukların ve emeklerin farkına varılması ve kadro talbinizin kabul Inşallah kabul edilir

    (6)
  3. Bülent önder diyor ki:

    Halk eğitim Merkezlerine usta öğretici değil 4 yıllık Üniversite mezunu Öğretmenliklerin gelmesi gerekir sertifika ile öğretmenlik olunmaz Mesleki eğitim fakültesi öğretmenliğini bitireceksiz usta öğreticilik halk eğitimde işgalcidn başka bir şey değildir.

    (-103)
  4. lisans mezunları diyor ki:

    3,5 saatlik sertifikayla öğretmen olduğğunuzu kadro sahbi olduğunuzu hakk idaa ediyorsunuz ücretli öğretmenler koskoca lisans diplomayla kadro talep hak talep etmiyorlar bu ne terbiyesizlik yüzsüzlük bile bile ek ders karşılığı çalışmış olman sizi hak sahibi yapmaz hak sahibi ise bu öncelikli lisans mezunu öğretmen adayların hakkıdır sizler sadece 3,5 kr öğretmenlik mesleğini gasp ederek devlete ücretli kölelik yapıyorsunuz artık bunu görün 3,5 kr hak sahibi diye yıllarınızı verip heba olmayın kendinize daha iyi yakışan daha iyi şartlarda iş koşullarına eğilin

    (-64)
    • kederli diyor ki:

      Bak kardeşim sarfettiğin uslup çok çirkin. Bir kere kimseye bu şekilde hitap edemessin,etik değil. Benim anladığım kadarıyla herkes ekmeğinin peşinde… Peki siz lisans mezunları beklerken herhangi bir kuran kursunda 3 ay usta öğreticilik yapan kişi kpss veya formasyon almadan nasıl kadroya alınıyor…? Demek ki sorunlar belge değilmiş…

      (2)
  5. fatma diyor ki:

    Kadro bizimde hakkımız….

    (20)
  6. hüseyin kaya diyor ki:

    eğer yukadaki yazıy benimsiyorsak gerçekden düşüncemiz gençler işsizller ise.önce kendi msleğimizdeçıtayı yukarı taşıyacaz. usta öğreticiler olarak kurs açılması için çaba sarfedecez.fedaakrlıkyapıp ustaalr çıraklaryetişdirecez.meslek sahibi olmanın yoluınu bulacazdeğerini analtacaz.ta ilk okulardanbaşlayıp seminerler verecez anlbenim gibiler gündüz kendi işindeçalışıp gece usta öğretiiclik yapaanlar aynı durumdamı bilmiyom. şunu gördüm .bir öğretmen ne ise proğram haftalık yıllık v s gereği neyse aynısını yapıyoruzz.gerçekden halk eğitim merkezleri bu konuda çok çalışıylarr.inşala iyileştirmeolur daha çok çalışırız

    (1)
  7. ebrar diyor ki:

    arkadaşlar 2 marta ankarada toplanalım artık sesimizi duysunlar allah aşkıa nereye kadar dayanacağız

    (2)
  8. ayse diyor ki:

    Halk. Egitim. Hocalari. Bizlr.
    Zor sartlar. Altinda. Calisiyoruz. Stirs etmiyoruz. O yil. Sira. Gelen. Hoca. Kendini.sansli. Goruyor binlerce. Koran ogreticisi. Atandi. Bizide. Kpps. Alin. Itirazimi. Yok hak. Eden girsin lute birileride. Bizlerin. Sesini. Duysun

    (1)
    • lisans mezunları diyor ki:

      zor şartlarda çalışıyorlar halk eğitim merkezlerinde çalışan usta öğrt % 80 esnaf emekli memur işçi ekxrta işde bile bile çalışıyorsunuz o yetmiyor açtığınız dükanları eş dostunuz üzerinde yapıp devletden vergi kaçırıyorsunuz yüzsülüğün böylesine pes çoğunuz işe bile gitmiyorsunuz ya müdür yakınları ya dostu yada eşlerisiniz yada torpili bir yalakanın adamısınız açılan paravan kurslara da eşlerinizi dostlarınızı yazdırıyorsunuz aldığınız haram paralarla kendiniizi eğtici öğretmen diye sınıflandırıyorsunuz halk eğt merkezlerini rezil ettiniz 3,5 kr için

      (-3)
  9. Anonim diyor ki:

    idarenin gönlüne göre davranmas ıda cabası

    (-1)

FACEBOOK YORUMLARI

Yükleniyor..
bilgi kategorisinden en son haberler