24 TEMMUZ 2014 14:58
Bayramda köprü ve otoyollar ücretsiz
Bayramda köprü ve otoyollar ücretsiz
Emeklilik müjdesi
Emeklilik müjdesi
Mahkeme kararına Yavaş’tan ilk tepki
Mahkeme kararına Yavaş’tan ilk tepki
2. el otomobilde bayram hareketliliği
2. el otomobilde bayram hareketliliği

Büyük usta Neşet Ertaş, işte hayat öyküsü

- NEŞET ERTAŞIN HAYATI, NEŞET ERTAŞ HAYAT HİKAYESİ, NEŞET ERTAŞ ÖZGEÇMİŞİ, NEŞET ERTAŞ BİYOGRAFİ

...

 

Neşet Ertaş Hayatı

NEŞET ERTAŞIN HAYATI, NEŞET ERTAŞ HAYAT HİKAYESİ, NEŞET ERTAŞ ÖZGEÇMİŞİ, NEŞET ERTAŞ BİYOGRAFİ

Bağlama ve türkü deyince akla ilk gelen isimlerden 1938 Kırşehir doğumlu Neşet Ertaş 25 Eylül 2012 günü İzmir’de tedavi gördüğü hastanede 74 yaşında yaşamını yitirdi.

Çocukluğu Kırtıllar köyünde geçen Ertaş, müzikle babası saz ustası Muharrem Ertaş sayesinde ilkokul yıllarında tanıştı.

Önce keman, ardından bağlama çalmayı öğrendi. Babasıyla birlikte yörenin düğünlerinde saz çalıp türkü söylemeye başladı.

Profesyonel müzik hayatına 1950`li yılların sonunda İstanbul`a gidişiyle başladı.

İlk plağı “Neden Garip Ötersin Bülbül”ü işte bu yıllarda kaydetti. Çok sevilen plağın ardından yenileri geldi, konserler başladı.

Halk ozanı bir süre sonra yeniden İç Anadolu`ya döndü ve Ankara`ya yerleşti.

23 YIL SONRA TÜRKİYE`YE DÖNDÜ

Sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin yanına, Almanya`ya giden Ertaş`ın 23 yıllık vatan hasreti de başlamış oldu.

2000 yılında İstanbul`da verdiği konserle yeniden ülkesinde sahneye döndü.

Gurbet yıllarında kendisine Erdoğan Atakar tarafından takılan “Bozkırın Tezenesi” lakabı halk ozanıyla adeta bütünleşti.

Süleyman Demirel zamanında kendisine sunulan `devlet sanatçılığı` unvanını; “Halkın sanatçısı olarak kalmak, benim için en büyük mutluluk” diyerek geri çevirdi.

YAŞAYAN HAZİNEYDİ

UNESCO tarafından “yaşayan insan hazinesi” kabul edilen Ertaş, İTÜ Devlet Konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görüldü.

Neşet Ertaş Kendi Ağzından Hayat Hikayesi

Kendi el yazısıyla Neşet Ertaş’ın hayat hikâyesi

bin dokuzyüz otuzsekiz cihana

kırtıllar köyünde geldin dediler

babama muharrem, anama döne

dediysen atayı bildin dediler

dizinde sızıydı anamın derdi

tokacı saz yaptı elime verdi

yeni bitirmiştim üç ile dördü

baban gibi sazcı oldun dediler

o zaman babamdan öğrendim sazı

engin gönül ile hakk’a niyazı

o yaşımda yaktı bir ahu gözü

mecnun gibi çölde kaldın dediler

zalım kader devranını dönderdi

tuttu bizi ibikli’ye gönderdi

babam saz çalarken bana zil verdi

oynadım meydanda köçek dediler

anam döne ibikli’de ölünce

tam beş tane öksüz yetim kalınca

beşimiz de perişan olunca

babamgile burdan göçek dediler

yürüdü göçümüz tefleğe doğru

bu hali görenin yanıyor bağrı

üç aylık çoçuğun çekilmez kahrı

bunlara bir ana bulun dediler

yozgat’ın kırıksoku köyü’ne vardık

bize ana yok mu diyerek sorduk

adı arzu dediler bir ana bulduk

işte bu anadır buldun dediler

en küçük kardaşı kayıp eyledik

onun için gizli gizli ağladık

üstelik babamı asker eyledik

yine öksüz yetim kaldın dediler

zalım kader tebdilimi şaşırttı

heybe verdi dalımıza devşirtti

yardım etti yerköy’üne göçürttü

biraz da burada kalın dediler

yerköy’den kırıkkale’ye geldik

babam saz çalarken biz çümbüş aldık

kırşehir’e varınca kemanı çaldık

aferin arkadaş çaldın dediler

yarin aşkı ile arttı hep derdim

babamı bir yere dünür gönderdim

başlık çok istemişler haberin aldım

istemiyor yarin seni dediler

kırşehir’de yedi sene kalınca

düğün düzgün hepsi bize gelince

burada herkese yer daralınca

ankara’ya gider yolun dediler

ankara’da (sünnetçi) veysel usta’yı buldum

epeyce eğleştim, evinde kaldım

yüz lirayı verip bir yatak aldım

etti isen böyle buldun dediler

bir ev kiraladım münasip yerde

kaldı kavim kardaş hep kırşehir’de

bu aşk hançerini vurdu derinde

çaresini bulmazsan öldün dediler

yarin aşkı ile döndüm şaşkına

arada içerdim yarin aşkına

canan acımaz mı garip dostuna

bunu da içeriye alın dediler

1960’lı yıllardan itibaren ismi bağlama ile birlikte anılan, sadece geniş halk kesimlerinde değil, ciddi musiki çevrelerinde de taktir ve hayranlıkla dinlenen Neşet Ertaş’ı farklı bir bağlamda değerlendirmek gerekiyor. Çünkü o da aslında tam bir yöre sanatçısı, yani mahalli bir sanatçı olmasına rağmen yaygın şöhreti ve söylediği türkülerin popülaritesi ile ülke genelinde tanınan biri olarak diğerlerinden ayrılır. İşte Neşet Ertaş Orta Anadolu bozkırlarının tam göbeğinde, “ay dost deyince yeri göğü inleten” gönül delisi bir babanın evladı olarak 1938’de Kırtıllar’da dünyaya gelir. Hiç çocuk sahibi olamadığı ilk karısı Hatice’yi genç yaşında kaybeden Muharrem Ertaş, ikinci evliliğini Kırtıllar köyünden Döne ile yapar ve bu evlilikten, Necati, Neşet, Ayşe, Nadiye ve muhterem adında beş çocuğu olur.

Kırtıllar nüfusunun tamamı abdallardan ibaret olan bir aşiret köyüdür. Köyün çevrede “abdallar” adıyla anılması da bundan olsa gerek. Daha altı yedi yaşlarında iken, kendisini yöre düğünlerinin aranılan sanatçı babası Muharrem Ertaş’ın sazı önünde oynarken bulan Neşet Ertaş, hayatını, bir nevi hayat destanı diyebilceğimiz 1960’lı yıllarda yazdığı uzun bir şiirinde şöyle anlatır.

Neşet Ertaş Besteleri

Neşet Ertaş şirleri, Neşet Ertaş Eserleri

1957 – Neden garib garib ötersin bülbül

1957-1979 Yılları arasında Kendisinin bile bilmediği bir çok plak albüm yapmıştır.Bazıları Şunlardır;

Hareli Gelin

Toplanmış Hakimler Dediler İdam(Adnan Menderese Yazmış olduğu Türküsü)

Çoban

Diloylu Halay Havası

Varıp Bir Kız On Yaşına Değince

Şeytanın Atına Binip Yeldirme

Bir Leyla Misali

Yardan Tatlısı Bulunmaz

Engeller Koymuyor Yar Sana Varsam

Ceylan

Vefasız Yar Aşkına (vay bana vah bana)

Kıbrıs Destanı (Kıbrıs Barış Harekatından Sonra Yazmış Olduğu Türküsü)

Giyindim Kuşandım Gittim Düğüne

Aşk Elinden Ağlayan

Sar Leyla Leyla(ayrıldığı karısına yazmıştır)

Hasta Düştüm

Tor Şahin Misali

Uyma Sakın

Neşet Ertaş Albümleri

Neşet Ertaşın türküleri, Neşet Ertaş besteleri, Neşet Ertaş bozlakları

1960 – Gitme Leylam

1979 – Türküler Yolcu

1985 – Sazlı Oyun Havaları

1987 – Türkülerle Yaşayan Efsane Deyişler Bozlaklar Türküler

1988 – Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde

1988 – Kendim Ettim Kendim Buldum

1988 – Kibar Kız

1989 – Hapishanelere Güneş Doğmuyor

1989 – Sazlı Sözlü Oyun Havaları

1990 – Gel Gayri Gel

1992 – Şirin Kırşehir

1993 – Kova Kova İndirdiler Yazıya

1995 – Seçmeler 2

1995 – Seçmeler 3

1995 – Seher Vakti

1995 – Altın Ezgiler 3

1995 – Benim Yurdum

1997 – Nostalji 1

1998 – Ölmeyen Türküler 2

1999 – Ölmeyen Türküler 3

1998 – Gönül Yarası

Neşet Ertaş Külliyatı 15 Seriden oluşmaktadır.

1999 – Zülüf Dökülmüş Yüze 1 Kayıt tarihi:1969-1974

1999 – Gönül Dağı 2 Kayıt tarihi:1969-1974

1999 – Muhur Gözlüm 3 Kayıt tarihi:1969-1974

1999 – Zahidem 4

1999 – Neredesin Sen

2000 – Garibin Dünyada Yüzü Gülemez 5 Kayıt tarihi:1969-1974

2000 – Niye Çattın Kaşlarını 6 Kayıt tarihi:1969-1974

2000 – Çiçekdağı 7 Kayıt tarihi:1969-1974

2000 – Ayaş Yolları 8

2000 – Sevsem ÖLdürürler 9 Kayıt tarihi:1974-1986

2000 – Ağla Sazım 10 Kayıt tarihi:1974-1986

2000 – Hata Benim 11

2001 – Dostlara Selam 12

2001 – Sabreyle Gönül 13

2002 – Yar Gönlünü Bilenlere 14

2005 – Vay Vay Dünya 15

2003 – Gurban Olduğum

2008 – Neşet Ertaş 2008

Neşet Ertaş Hayat Destanı Şiiri

TÜRKÜ BABANIN HAYAT DESTANI ŞİİRİ

Bin dokuzyüz otuzsekiz cihana Kırtıllar köyünde geldin dediler Babama Muharrem, anama Döne Dediysen Ata’yı bildin dediler Dizinde sızıydı anamın derdi Tokacı saz yaptı elime verdi Yeni bitirmiştim üç ile dördü Baban gibi sazcı oldun dediler O zaman babamdan öğrendim sazı Engin gönül ile Hakk’a niyazı O yaşımda yaktı bir ahu gözü Mecnun gibi çölde kaldın dediler Zalım kader devranını dönderdi Tuttu bizi İbikli’ye gönderdi Babam saz çalarken bana zil verdi Oynadım meydanda köçek dediler Anam Döne İbikli’de ölünce Tam beş tane öksüz yetim kalınca Beşimiz de Perişan olunca Babamgile burdan göçek dediler Yürüdü göçümüz Tefleğe doğru Bu hali görenin yanıyor bağrı Üç aylık çoçuğun çekilmez kahrı Bunlara bir ana bulun dediler Yozgat’ın Kırıksoku Köyü’ne vardık Bize ana yok mu diyerek sorduk Adı Arzu dediler bir ana bulduk İşte bu anadır buldun dediler En küçük kardaşı kayıp eyledik Onun için gizli gizli ağladık Üstelik babamı asker eyledik Yine öksüz yetim kaldın dediler Zalım kader tebdilimi şaşırttı Heybe verdi dalımıza devşirtti Yardım etti Yerköy’üne göçürttü.

Biraz da burada kalın dediler Yerköy’den Kırıkkale’ye geldik Babam saz çalarken biz çümbüş aldık Kırşehir’e varınca kemanı çaldık Aferin arkadaş çaldın dediler Yarin aşkı ile arttı hep derdim Babamı bir yere dünür gönderdim Başlık çok istemişler haberin aldım İstemiyor yarin seni dediler Kırşehir’de yedi sene kalınca Düğün düzgün hepsi bize gelince Burada herkese yer daralınca Ankara’ya gider yolun dediler Ankara’da (sünnetçi) Veysel Usta’yı buldum Epeyce eğleştim, evinde kaldım Yüz lirayı verip bir yatak aldım Etti isen böyle buldun dediler Bir ev kiraladım münasip yerde Kaldı kavim kardaş hep Kırşehir’de Bu aşk hançerini vurdu derinde Çaresini bulamazsan ölün dediler Yarin aşkı ile döndüm şaşkına Arada içerdim yarin aşkına Canan acımaz mı garip dostunaBuna da içeriye alın dediler Bu hasretlik duygusu Türkü babanın sanatına olumlu etki yaparak, memleketin taşına,toprağına, insanına hasret ve özlemle dolu pek çok türkünün doğmasına sebep oldu.

Ana vatanımsın, baba yurdumsun Ozanlar diyarı şirin Kırşehir Uzak kaldım gurbet elde derdimsin Hasretin bağrımda derin Kırşehir. Feleğin yazdığı kara yazıynan Çok yürüdüm bağrımdaki sızıynan Kara kaşlarıynan, kara gözüynen Aşık etti beni birin Kırşehir Gerçekten de “gönül” kelimesinin Ertaş’ın şahsi lügatinde çok özel bir yeri var. O adeta, tıpkı Yunus gibi, Hacı Bektaş-i veli gibi kendisini”gönüller yapmaya” adamış biri… “gönül”ün geçmediği türküsü yok dense yeri… Şu garip halimden bilen işveli nazlım Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen Tatlı dillim, güler yüzlüm, ey ceylan gözlüm Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen Bir başka türküsünde: Küstürdüm gönlümü güldüremedim Baharım güz oldu yazım kış oldu Gönüle yarini bulduramadım Baharım güz oldu, yazım kış oldu Diye dert yanar.

OKUYUCU YORUMU
Üye olmadan yorum yapın

İlginizi çekebilecek diğer bilgi kategorisinden haberler

son

EN SON HABERLER

FACEBOOK TAKİP BUTONU

Enson Paylaşılanlar